OKULA HAZIR MISINIZ?


Bir yaz tatilini daha geride bıraktık. Yurdun dört bir yanında ders zilleri tekrar çalmaya başlayacak. Yaz tatili boyunca sessiz sedasız kalan okul binaları, derslikler çocuklarımızla yeniden şenlenecek. Öğretmenler, anne babalar çocukların eğitim öğretime hazır olması için olağanüstü bir çaba göstererek hazırlıklarını tamamladı. Bu tatlı ve anlamlı telaş çocuklarımızın daha iyi eğitim almaları için. Tabii ki, anne babaların defter, kalem, kıyafet vb. almakla vazifeleri bitmiyor. Esas görev bundan sonra başlıyor.

Eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinde aile faktörü çok önemli. Onun için esas görev bundan sonra diyorum. Çocuklarıyla beraber anne babalar da kendilerini okula hazırlamalılar. Topyekûn bir eğitim öğretim seferberliği içerisinde geçsin bu yıl inşallah. Dileğimiz bu. Çünkü biz inanıyoruz ki, bir milletin geleceği çocuklarına vereceği kaliteli eğitim ve öğretimdedir. Onun için, biz anne babalar da okula hazırlanmalıyız çocuklarımızla beraber. Eğitim öğretim konularına ilgi duymalıyız, milli eğitim politikalarında bir vatandaş olarak söz sahibi olmalıyız. Anne baba olmadan eğitim öğretim eksik ve yarımdır. Eğitim öğretimin önemli bir sacayağıdır veliler. Veliler için çocuklarının eğitimi her şeyden önemlidir. Birçoğumuz yememizden, içmemizden, giyimimizden kısar çocuklarımızın eğitimine para harcarız. Kaynaklarımızı onlar için seferber ederiz. Bu nokta eğitimciler için önemli bir avantaj ve hareket noktasıdır aslında. Bilinçli eğitimci, sağlıklı bir diyalog ve iletişimle veliyi de eğitim öğretim çalışmalarının içine çekebilir ve onun desteğini rahatlıkla alabilir.

Bazen aileler eğitim öğretim çalışmalarında önemli bir yardımcı destek gücü olabildiği gibi bazen de eğitim öğretim çalışmalarının önünde engel teşkil edebilmektedir. Bu açıdan baktığımızda iki tip veli grubu karşımıza çıkıyor: İlgili veliler, ilgisiz veliler. Veliler, çocuklarının eğitim ve öğretiminde mutlaka öğretmenlerin rehberliğine başvurmalı, onların önerilerine kulak vermelidirler. Bilmeyerek de olsa hataya düşmemek için bu şart. Netice itibariyle öğretmenin de, velinin de ortak hedefi çocuğun bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı bir şekilde geleceğe hazırlanmasıdır. Bu hedef için veli-öğretmen işbirliği mutlaka gereklidir. Veliler olarak bilmeden yapacağımız bir uygulama, çocuklarımızda ileride düzeltilmesi güç hatalara sebebiyet verebilir.

Muhtemelen öğretmenler okulun başladığı ilk günlerde çocuğunuz hakkında sizden bilgiler isteyecektir. Bu bilgiler genellikle hazır basılı formlar halinde talep edilir sizden. Bir öneri olarak, siz yine de okulların açıldığı ilk günlerde çocuğunuzun öğretmeniyle tanışın ve birebir konuşun. Bu görüşmeyi sakın ders saati içinde yapmaya kalkışmayın. Böyle bir davranış çocukların ders zamanından çalmak olacağı için öğretmen sizin görüşme talebinize olumlu cevap vermez. Bu durumu da anlayışla karşılamanız gerekir. Unutmayın ki, okul bir eğitim kurumudur ve okulda işler kurallarla yürür. Bu kurallara siz uymak zorundasınız, okul sizin kurallarınıza uymaz. Bunu uygun bir zamanda, öğretmenden randevu talep ederek yapmanız en doğru ve makul olan yoldur. Çocuğunuzla ilgili kimlik bilgileri, kişisel özellikler, varsa hastalığı, kullandığı ilaçlar, bedensel engeli, ekonomik durumunuz, çocuğunuzun ilgi duyduğu alanlar, kiminle beraber yaşadığı, kendi eğitim ve kültür düzeyiniz, kaç kardeş oldukları, çalışma odasının olup olmadığı, televizyon ve bilgisayar karşısında ne kadar süre kaldığı, ailenizin yapısı (çekirdek veya geniş aile), çocuğunuzdan beklentileriniz, çocuğunuzu ne derece tanıdığınız, çocuğunuza ne kadar özel zaman ayırabildiğiniz, eğitim-öğretim çalışmalarında okula katkı sağlayabileceğiniz alanlar, sınıf ve okul aile birliğinde gönüllü olarak etkin olup olmayacağınız, okuldan beklentileriniz, iletişim bilgileriniz vb. hususları açık, net ve eksiksiz olarak çocuğunuzun öğretmeniyle paylaşınız. Mesela, çocuğunuzu tanıtan kısa bir yazı hazırlayarak öğretmene verebilirsiniz. Öğretmen öğrenciyi iyi tanırsa, onun davranışlarını önceden tahmin edebilir, eğitim öğretim çalışmalarını öğrencinin özelliklerine göre düzenleyebilir.

Sizin, bir eğitim gönüllüsü olarak eğitim öğretim çalışmalarına destek vermeniz çok önemlidir. Sınıf içerisinde sadece kendi çocuğunuz için değil, sınıftaki diğer çocuklar için de bir şeyler yapmaya talip olun. Nihayetinde sizin çocuğunuz, o sınıfta olan diğer çocuklarla birlikte yaşıyor ve hayatı paylaşıyor. Kesinlikle bencil düşünmeyin. Sizin eğitim gönüllüsü olmanız, çocuğunuzun daha iyi bir eğitim öğretim ortamında yetişmesine, arkadaşlarıyla iyi iletişim kurmasına, sosyalleşmesine katkıda bulunacaktır. Ayrıca çocuğunuza da bu konuda güzel örnek olmuş olacaksınız. Başkalarına yararlı olmayı ilke edinin. Eğitim öğretim çalışmalarında öğretmeninizle birlikte hareket etmek şartıyla sınıf veli toplantılarında, okul aile birliği toplantılarında aktif görevler alın. Unutmayın “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.(Hadis-i Şerif)”

Öğretmen, sizi ve çocuğunuzu ne kadar yakından tanırsa işi o kadar kolay olacak, çocuğunuza ona göre eğitim verecek, onun geleceğini şekillendirecektir. Öğretmenle bu nokta üzerinde ağırlıklı olarak paylaşımda bulununuz. Okula sadece çocuğunuzun notunu öğrenmek için gitmeyiniz. Eğitim öğretimi sadece dört seçenekli test sorularından alınan puanlar olarak görmeyin. Çocuğunuzun maddi ve manevi yönden bir bütün olarak yetişebilmesi için okulla iletişimi koparmayın, eğitimcilere yardımcı olun, onların tavsiyelerine mutlaka uyun. Ancak bu sayede okul ve öğretmen size ve çocuğunuza daha iyi yardımcı olabilir.

Çocuğunuzun sınıfında ekonomik durumu iyi olmayan öğrenciler olabilir. Biz şefkat, merhamet, dayanışma duyguları gelişmiş, bu ulvi duygular uğruna anlamlı çabalar sarf etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bu çocukları da kendi çocuklarınız bilerek ellerinden tutun, yardımcı olmaya çalışın. Bu konuda öğretmenle birlikte hareket edin, kendi başınıza iş yapmayın. Unutmayın sınıf bir orkestra ve bu orkestranın şefi de öğretmendir. Ondan habersiz bir iş yapmayın, sınıfın işleyişine müdahale ederek orkestra şefliğine soyunmayın. Bu şekilde hareket tarzı eğitim öğretim çalışmalarında sıkıntılara neden olur. Öğretmeni yolundan eylemeyin. Hep bir adım geride durun, öğretmenin önerilerini dinleyerek iş yapın, zaten o ihtiyaç duyduğunda sizinle iletişim kuracaktır. Kesinlikle sınıfın iç işlerine karışmayın. Çocuğunuzun öğretmeniyle sağlıklı diyalog kurmanız çocuğunuzun eğitimi açısından önemli.

Veli toplantıları birçok anne baba için kâbustur. Babalar zaten bu tür toplantılara pek gitmek istemezler, iş doğal olarak annelere kalır. Çocuğunuzla ilgili okulun düzenlediği toplantıları mutlaka takip edin. Öğretmeniniz sizi çağırdığında mutlaka bu çağrıya cevap verin, görüşmeye gidin. Unutmayın, öğretmeninizle kısa bir görüşme çocuğunuz için hayati önem taşır. Bu kısa görüşmede çocuğunuzun akademik başarısı, davranışları, ilgi ve yetenekleri, arkadaşlarıyla ilişkileri hakkında öğretmen size bilgiler verecek, bu konuda veli olarak yapmanız gerekenleri aktaracaktır. Sakın ha sakın, çocuğunu okula kaydettikten sonra mezun olana kadar bir daha okula uğramayan velilerden olmayın. Bu, çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük kötülüktür.

Herhangi bir konuda tereddüde düştüğünüzde, eğitim noktasında yardıma ihtiyaç duyduğunuzda, çocuğunuzun davranışlarında veya dersleriyle ilgili durumunda yolunda gitmeyen bir şey olduğunda hemen paniklemeyin, öğretmeninizden mutlaka yardım isteyin. Anlatmak istediğiniz şeyi, açık ve net olarak kısa bir şekilde, görgü ve nezaket kuralları çerçevesinde anlatın. Gereksiz ve uzun görüşmelerle öğretmenin vaktini de almayın. Sınıfta onu bekleyen öğrencileri olduğunu unutmayın. Bütün görüşmelerinizi ders saati dışında yapmaya özen gösterin.

Unutmayın, her şey çocuklarımızın daha iyi eğitim ve öğretim alması için. Biz çocuklarımızı önemsiyoruz. Onlar bu ülkenin geleceği. Kan ve gözyaşı denizinde boğulan dünyanın barış ve kardeşlik umudu onlar. Her öğretmen öğrencisine bu gözle bakar. Siz de çocuklarınıza bu gözle bakın. Resmi bütün olarak görmeye çalışın, ufacık hedeflere takılıp kalmayın.

                                                                      (Recep ŞEN-9 Eylül 2012)

 

ŞİİR SANDIĞINDAN: 

Gör zâhidi kim sâhib-i irşad olayım der, 
Dün mektebe gitti, bugün üstad olayım der.

(Bağdatlı Ruhi

Haziran 10, 2017